be out - Turkish English Dictionary

be out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "be out" in Turkish English Dictionary : 85 result(s)

English Turkish
General
be out v. sönmek
The fire was out.
Ateş söndü.

More Sentences
be out v. dışarıda olmak
Tom is going to be out for the rest of the day.
Tom günün geri kalanında dışarıda olacak.

More Sentences
be out v. bitmek
School is out.
Okul bitti.

More Sentences
be out v. modası geçmek
Velvet pants are out of style.
Kadife pantolonların modası geçti.

More Sentences
Colloquial
be out v. gitmek
I went to see him, but he was out.
Onu görmek için gittim fakat o dışarıdaydı.

More Sentences
be out v. bitirmek
I am very glad to be out of high school.
Liseyi bitirdiğim için çok mutluyum.

More Sentences
be out v. tüketmek
Tom is out of food, isn't he?
Tom yiyeceğini tüketti, değil mi?

More Sentences
General
be out v. sona ermek
be out v. sönmüş olmak
be out v. uygun sayılmamak
be out v. yapraklanmak (bitki vb)
be out v. bozulmuş olmak (makine)
be out v. sızmış olmak
be out v. yeşillenmek
be out v. kütüphaneden alınmış olmak (kitap)
be out v. yanmak (çocuk oyunlarında)
be out v. çıkmak (kitap/gazete/resmi ilan)
be out v. bayılmış olmak
be out v. auta çıkmak
be out v. düşünülmemek
be out v. açığı olmak (para)
be out v. yanmak
be out v. yeşermek
be out v. nakavt olmak
be out v. çıkmak (ay/güneş)
be out v. alçalmış olmak (deniz)
be out v. bitmiş olmak (hafta/ay)
be out v. söz konusu olmamak
be out v. yayımlanmak
be out v. açmak (çiçek/yaprak)
be out v. gitmek (belirli bir miktar para)
be out v. nuh nebiden kalmak
be out v. demode olmak
be out v. eski moda olmak
be out v. sonuçlanmak
be out v. (hapisten) çıkmak
be out v. zararda olmak
be out v. daha fazla ilgilenmemek
Colloquial
be out v. çalışmamak
be out v. uyumak
be out v. eşcinselliğini açıklamış/duyurmuş olmak
be out v. kovalamak
be out v. bir amaç peşinde olmak
be out v. peşine düşmek
be out v. gökyüzünde belirmek/ortaya çıkmak
be out v. uygulanabilir bir seçenek olmaktan çıkmak
be out v. artık seçenekler arasında olmamak
be out v. içini dökmek
be out v. dürüstçe açığa vurmak
be out v. açıkça ortaya koymak
be out v. doğrudan/dürüstçe anlatmak
be out v. olduğu gibi anlatmak
be out v. (beysbolda) vuruş kaçırıp oyun dışı kalmak
be out v. tüketmiş olmak
be out v. bitirmiş olmak
be out v. kalmamak
be out v. evde olmamak
be out v. ay, güneş, yıldızlar çıkmak
be out v. kapatılmak
be out v. söndürülmek
be out v. kullanılmaz olmak
be out v. bağlantısı kesilmek/kopmak
be out v. çalışmamak
be out v. bir seçenek/olasılık olmamak
be out v. imkansız olmak
be out v. yapmayı aklına koymak
be out v. yapmakta kararlı olmak
be out v. açık olmak
be out v. dürüst olmak
be out v. açıkça söylemek/anlatmak
be out v. eşcinselliğini gizlememek
be out v. eşcinselliğini açık yaşamak
be out v. (beysbolda) koşucu veya atıcı olarak pozisyon kaybetmek/oyun dışı kalmak
be out v. bir şey için dışarı çıkmak
be out v. bir amaçla dışarı çıkmak
be out v. bir şeye çıkmak
be out v. bir şey yapmaya/getirmeye çıkmak
be out v. sonuna kar kullanmak/harcamak
be out v. kesik olmak
be out v. devre dışı olmak
be out v. doğmak (güneş, ay)
be out v. belirmek (güneş, ay)
be out v. ortaya çıkmak (güneş, ay)
be out v. açmak (güneş)
Football
be out v. aut olmak

Meanings of "be out" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
be fagged out v. turşu gibi olmak
be out of shape v. kalıpsız olmak
be out of breath v. nefes nefese olmak
be out of place v. yerinde olmamak (her zamanki)
be out of sync v. senkronik olmamak
be out of practice v. paslanmak
be talked out v. söyleyecek sözü kalmamak
be out of one's mind v. çok öfkeli olmak
be out of sync v. senkronize edilmemiş olmak
be out of character v. (bir davranış için) birinin her zamanki davranışlarına uymamak
be tired out v. yorgunluktan canı çıkmak
be burned out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be out in the cold v. açıkta kalmak
be out of shape v. şeklini kaybetmiş olmak
be tired out v. canı burnunda olmak
be spread out v. serilmek
be out of character v. (bir davranış için) birinin karakterine uymamak
be out of one's senses v. çıldırmak
be out of plumb v. şakulünde olmamak
be worn out v. aşırı ısınmak
be out of touch v. dünyada olup bitenlerden haberi olmamak
be out of fashion v. modası geçmek
be out of print v. kitabın baskısı tükenmiş olmak
be out of date v. süresi bitmek
be out to v. bir amaç peşinde olmak
be out of order v. çalışmamak
be tired out v. bitap düşmek
be like a fish out of water v. sudan çıkmış balığa dönmek
be out of question v. olanaksız olmak
be clapped out v. ahı gitmek vahı kalmak
be out of line v. sıradan çıkmış olmak
be out of order v. bozuk olmak (makine/aygıt)
be burnt out v. yanıp kül olmak
be out on strike v. grevde olmak
be worn out v. aşınmak
be out to v. bir şey için fırsat kollamak
be out of keeping with something v. bir şeye uygun olmamak
be out of practice v. formda olmamak
be out of train v. idmansız olmak
be completely shut out v. kaput olmak
be out of control v. kontrolden çıkmış olmak
be out of practice v. formdan düşmüş olmak
turn out to be tasteless v. kabak çıkmak
be out of reach v. el altında olmamak
be burnt out v. yangın yüzünden sokakta kalmak
be out of question v. düşünülemez olmak
be out of something v. bitmek
be out of the running v. yarışmadan elenmiş olmak
be unable to work out v. içinden çıkamamak
be out of one's senses v. aklını kaçırmak
be out of place v. uygunsuz olmak
be out of order v. uygunsuz olmak
be out of shape v. formunda olmamak
be out of reach v. erişilemez olmak
be out of place v. abes kaçmak
be out of control v. frenlenemez olmak
be out of one's mind v. aklını kaçırmış olmak
be out of earshot v. uzakta olduğu için işitememek
be out of line v. yakışıksız olmak
be out of line v. uygunsuz olmak
be out of place v. uygun düşmemek
be left out in the cold v. cascavlak kalmak
be out of order v. düzensiz olmak
be out of stock v. stokta bulunmamak
be tired out v. pestili çıkmak
be out of breath v. nefesi kesilmek
be invalid out of the army v. çürüğe çıkarılmak
be out at grass v. otlamak
turn out to be v. çıkmak
be out of the running v. adaylıktan elenmiş olmak
be out of the way v. sapa düşmek
be fagged out v. çok yorgun olmak
be way out in left field v. ıskalamak
be out in one's reckoning v. hesabında yanılmak
be out of step with v. ayak uydurmamak
be out of the woods v. hasta hayati tehlikeyi atlatmış olmak
be out of breath v. soluk soluğa olmak
be out of v. kalmamak
be out on the town v. şehirde yiyip içip eğlenmek
be out to lunch v. öğle yemeği yemeye çıkmış olmak
be out of order v. (makine/aygıt) bozulmuş olmak
be out of control v. dizginlenemez olmak
be put out v. gönüllenmek
be kicked out v. kovulmak
be out of shape v. formda olmamak
be out of work v. işsiz olmak
be out of touch with v. habersiz olmak
be out of luck v. şansı yaver gitmemek
be out of one's mind v. kafadan kontak olmak
be out of luck v. şansı olmamak
be out of step with v. ayak uydurmamak (birisine)
be out of shape v. formdan düşmüş olmak
be tired out v. turşusu çıkmak
be out of place v. yakışıksız olmak
be taken out of circulation v. tedavülden kalkmak
be out of date v. süresi dolmak
be sold out v. kalmamak
be out of sorts v. keyfi olmamak
be out of practice v. uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak
be on its way out v. devri kapanmak üzere olmak
be out of spirits v. keyfi kaçmak
be unable to work (something) out v. işin içinden çıkamamak
be out of favor with v. birinin gözünden düşmüş olmak
be out of touch with v. ile temasta bulunmamak
be out of place v. yerinde olmamak (fiilen)
be out of season v. mevsimi bitmiş olmak
be out of order v. usule aykırı olmak
be out of plumb v. şakulden kaçmak
be out at grass v. emekli olmak
be cut out for v. uygun olmak
be unable to work something out v. içinden çıkamamak
be out of something v. yoksun olmak
be out of breath v. katılmak
be sorted out v. ayıklanmak
be out of control v. kontrolden çıkmak
be out of touch with v. iletişim içinde olmamak
be out of print v. kitap yayımcısında mevcut olmamak
be out at grass v. yayılmak
turn out to be in the wrong v. haksız çıkmak
be out of a job v. işsiz olmak
be out of line v. yakışık almamak
be out of earshot v. duyamamak
be way out in left field v. fena halde yanılmak
be out of print v. kitapçılarda bulunmamak
be out of place v. yakışık almamak
be cut out v. biçilmek
be on one's way out v. çıkmak
be out of luck v. şanssız olmak
be out of one's mind v. aklı yerinde olmamak
be out of breath v. soluğu kesilmek
be average out at v. ortalaması (belirli bir miktar) olmak
turn out to be right v. haklı çıkmak
turn out to be clear v. netlik kazanmak
be tired out v. yorgun düşmek
be worn out v. yorgun düşmek
be locked out v. işsiz (olmak/kalmak)
be locked out v. dışlanmış olmak
be locked out v. kapılar yüzüne kapanmış olmak
be locked out v. çıkarılmış olmak
be sifted out v. elekten geçmek
be long and drawn out v. fos çıkmak
be out of one's hands (control) v. elden çıkmak
be out of one's power (control) v. elden çıkmak
be found out v. meydana çıkmak
be out of date v. zamanı geçmek
be put out with someone v. dargın olmak
be out of v. dışında olmak
be out of v. dışında bulunmak
be voted out v. oylanmak
turn out be somebody one knows before v. tanış çıkmak